RİZE İLİ KÜNYESİ

Bulunduğu Bölge: Karadeniz Bölgesi

İlin Valisi: Erdoğan BEKTAŞ 

İlin Belediye Başkanı: Reşat KASAP 

Nüfus: 328.979 (Adrese dayalı nüfus sayımı, 2015)

Nüfus Yoğunluğu:

İl-İlçe Merkezleri: 221.040

Belde ve Köyler: 110.008

Nüfus Artış Hızı: %0,62 (2015-2016)

Yüzölçümü: 3920 km²

Kişi Başına Gelir: 8127 $ (2012, TUIK)

İşsizlik Oranı: %6,7 (2013, TUIK)

Okuryazarlık Oranı: %95,9 (2014, TUIK)

İlin İhracatı:   197.134.013,00 $ (2015)

Kayıtlı Şirket Sayısı: 2492

ISO500’e Giren Şirket Sayısı: 3 ad. (2014)

ISO500’deki Şirketler:

Çaykur – Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü  (2014)

Doğuş Çay ve Gıda Maddeleri A.Ş. (2014)

Çayeli Bakır İşletmeleri A.Ş. (2014)

İl Ekonomisine Yön Veren Ürünler:

Çay, Turizm

RİZE TARİHÇESİ

İlin Adının Kaynağı

Rize’nin tarihi öncesi hakkında bilgilerimiz sınırlıdır. Yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle, Rize’nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bu güne kadar ortaya çıkarılamamıştır. Rize’nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiştir.
Rize ilinin adı ile ilgili olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür; Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos, Rumca’da “RIZA” olarak dağ eteği anlamında kullanılmıştır. Osmanlıca’da ise “RİZE” ufak kırıntı, döküntü anlamındadır. Ayrıca Erzincan’ın Sakalar dönemindeki “Eriza” olan adının başındaki “e” sesinin düşmesi ile adaş olarak Rize için de kullanıldığı ifade edilmektedir.

İlk Tarihi İzler

Rize ili ve çevresinin bilinen ilk hakim ahalisi, bitişken dilli ve Asya kökenli kavimlerdir. Bunlar Rize ve çevresinde tarım ve hayvancılıkla geçinen yerleşik topluluklardır. Bu topluluklardan “KULKU-KULKHA”ların adına, Erzurum yöresini kendi ülkesinin topraklarına katan URARTU kralı II. SARDUR (M.Ö. 765-735) ‘un Çıldır gölünün güneyinde Taşköprü köyünün üstündeki kayalıklara kazdırdığı çivi yazılı kitabede rastlanmıştır.
M.Ö. 2000’lerde Kafkas dağları ile Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kimmerler’in Ülkesi, M.Ö. 720 yıllarında Sakalar tarafından işgal edildi. Kimmerler’in Azak denizi ile Kafkaslar arasında yaşayan kolu, Sakalar’ın baskısı ile M.Ö. 714 yıllarında yurtlarını bırakarak Aras ve Çoruh nehri boylarınca yayıldılar. Kimmerler’in bu ilk göçleri, en eski destani Gürcistan tarihi olan “Kartlis-Çkhovrebe”da kartli (Gürcistan) ve komşularını esarete aldıkları ilk seferi diye anılmaktadır. Daha sonraları Kızılırmak ve Adana Bölgesine kadar hakim olan Kimmerler’den, Trabzon-Bayburt arasındaki Kemer dağı, Rize Çayeli İlçesi çıkışındaki Kemer köyü, Kızılırmak boyundaki Gemerek ile Kars’ın doğusunda yer alan Ümrü gibi coğrafya adları günümüze kadar gelmiştir.
Aşağı Tuna ve Karpatlara kadar Doğu Avrupa’ya hakim olan Sakalar M.Ö. 680 yılında kendilerine itaat etmeyen son Kimmerler’i de yenerek Azerbaycan ve Gürcistan’a yayıldılar. Saka Kralı MADOVA’nın M.Ö. 626’da Medler’ce hile ile öldürülmesi üzerine Heredot’un andığı “Asya’da 28 yıl süren Sakaların hakimiyetleri” sona erdi.
Saka göçleri sırasında, Aşağı Çoruh ve Rize-Batum arasına “Kalaç” adlı bir Türk boyu yerleşmiştir. Bu boyun yerleştiği bölgeye, M.S. 150 yıllarında yazılan PTOLEMEUS’un coğrafyasında Kalarzen, Gürcü kaynaklarda ise Klarc-et (Klarç Yurdu) denmektedir. Batum-Rize arasında güneyden Karadeniz’e esen sıcak rüzgarlar hala “Kalaş Yeli” olarak anılmaktadır. Ayrıca Rize yöresindeki Türkmen/Oğuz topluluğu içinde yer alan Askur Boyunun Rize’nin doğusundaki Askoroz çayı diye bilinen çaya adını vermiş olsa gerektir. Yine Sakaların Horosan kolundan gelen Arşaklar ve Balkarlar Bayburt çevresi Çoruh vadisi boyunca yerleşmişlerdir. Bu yüzden Bayburt ve İspir’in kuzeyindeki sıra dağlara günümüze kadar ve hece kaymasıyla “Balkal” ve buradan güneye doğru esen yağmur getiren rüzgara da “Balkal Yeli” denilegelmektedir. Rize’de Hemşinlilerin en güzel yaylaları Baykal dağlarındadır.

Koloni Dönemi

M.Ö. 670 yılında Ege’de yaşayan Milletoslu denizciler, Marmara ve Karadeniz kıyılarında Plinius’un tarihine göre 10 kadar empeion (Pazar yeri) adı verilen ticari nitelikle liman şehirleri kurmuşlardır. Bu arada Rize’nin de kolonize edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Tarihi akış içerisinde M.Ö. 7. yy. sonlarında Kimmer akınlarının Anadolu’yu kargaşaya sürüklemesinden faydalanan Medler’in yöreyi istila girişimleri, M.Ö. 550’de Med krallığını yıkan Pers kralı II. Kiros’un aynı şekildeki istila hareketleri, yöredeki savaşçı kavimlerin karşı koymaları nedeni ile Rize çevresinde başarılı olamamıştır.
Büyük İskender’in Pers kralı III. Darius’u kesin bir yenilgiye uğratması ile eline geçirdiği Anadolu Hakimiyeti M.Ö. 323 senesine kadar sürmüştür. Büyük İskender’in ölümü ile İmparatorluğun devamı niteliğinde olan Pontus, Koppodkida, Bithynia gibi krallıklar kurulmuştur. Ancak Trabzon, Rize gibi bir takım serbest şehirler, bu krallıklara bağlı olmadan varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Pontus ve Selçuklular Dönemi

İskenderin ölümünden sonra Komutanları ve Satraplar arasında çıkan egemenlik savaşlarında bağımsızlığını ilan eden Mitridates Kitistes, Karadeniz kıyısında Sinop dolaylarına doğru genişleyen Pontus Krallığını kurdu. Pontus kralı Farnakes M.Ö. 180’de Rize’yi işgal ederek krallığının topraklarına kattı.
M.Ö. 5. Yüzyılda Karadeniz’in kuzeyini gezen Herodot, sakaların “Alazon” (+Alazlar) boyundan söz eder. M.S. 23-79 yılları arasında yaşayan Romalı PİLİNUS aynı yörede “Laz’lar” (Laz’oi) adlı bir kavim yaşadığını bildirir. 131 yılında Karadeniz kıyılarını gemi ile dolaşan Romalı ARRİANOS, Karadeniz’in doğusunda hakim olan Lazlardan bahseder.
Rize, M.S. 10-395 yılları arasında Roma, 395 yılından itibaren de Bizans hakimiyeti altında yer almıştır.
Sakaların Kars, Iğdır kesimine yakın Gökçegöl ile Alagez dağı arasında yaşayan bir boyu olan Amadunuler 626 yılında İranlıların baskısından kurtulmak için Boy Beyleri Hamam’ın öncülüğünde Çoruh ırmağını aşıp Rize’nin Dampur adlı ıssız yerini şenlendirerek ve bu yöreye HAMAM-A ŞEN (Hamamın şenliği) adını vererek, yerleşip yurt tuttular. Bu yöreye bu gün Hemşin denmektedir. 646 yılında yöre Araplar tarafından vergiye bağlanmış olup, 737 yılında da kısa bir süre Araplar’ın eline geçmiştir.
XI. Yüzyıldan itibaren Rize’ye Türkmenlerin akınları yoğunlaşır. 1071 Malazgirt zaferi ile birlikte Bizans’tan feth edilen bölgelerde Türk emirlikleri kurulurken, Erzurum-Saltukluları da Çoruh nehri boyları ile birlikte Rize bölgesini hudutları içine aldılar. Alpaslanoğlu Sultan Melikşahın emirlerinden Ebu Yakup ile Emir İsa Böri adındaki Komutanlar 24 Haziran 1080 Posof-Kol zaferi ile Apkaz-Gürcistan krallığını yenerek Giresun’un batısına kadar olan Doğu Karadeniz bölgesinde Bizans’ın hakimiyetine son verdiler. Böylelikle Büyük Selçukluların yükselme devrinde tüm Anadolu ile birlikte Rize de Selçukluların hakimiyetine girmiştir.
Bu gelişmelerden sonra 100 bin nüfuslu Çepni’ler ile Kürtünler Doğu Karadeniz kıyılarına ve Rize’nin İkizdere kesimine yerleştirildiler. 1098 yılında Danışmenlilerin yöreye kısa bir dönem hakimiyetleri söz konusudur. Ancak Haçlı seferleri yüzünden canlanan Bizanslılar, 1098’de Trabzon ve Rize kesimini Emirüssevahil Sülübey’den aldılar. Çoruh vadisinde yerleşmiş olan Kıpçak boyundan Kubasar ailesi ve taraftarları 1195 tarihinde doğudan yeni-Kıpçakların gelişinden rahatsız olarak Bizans idaresindeki Rize ve Trabzon bölgesine gelip yerleşmişlerdir. İkizdere ve Sürmene’deki 60 aileden çok Kumbasar oymağı, bunların torunlarıdır. IV. Haçlı seferinde Frenklerin İstanbul’u işgali üzerine baskıdan kaçan KOMMENLER soyu, 1204 yılında Rize’yi de içine alan TRABZON PONTUS RUM imparatorluğunu kurmuşlardır.

Osmanlılar Dönemi

Trabzon Rumları, 1456 yılından itibaren Osmanlı devletine vergi vermeye başlamış, 1461 yılında Trabzon’u feth eden Fatih Sultan Mehmet 1470 yılında Ali Paşa ismindeki Komutan tarafından Rize ve çevresi Türk egemenliği altına alınmıştır. Böylece Anadolu Türk birliğine katılan Rize bölgesine, 1461 yılı ve sonrasında Çoruh, Amasya, Samsun ve Tokat’tan; 1466 yılında yıkılan Karamanoğlu Beyliği bir daha canlanmasın diye Konya yöresinden; 1501 yılında Şil Şah İsmail’in yıktığı Sünni Akkoyunlulardan Tebriz ve öteki bölgelerden kaçanlardan; 1515 yılında Dulkadırli beyliği kaldırılınca Mara-Elbistan Türkmenleri Trabzon ve Rize yöresine yerleştirildiler. Yavuz Selim devrinde Trabzon’un doğusundaki dirliklerden bazıları ünlü Oğuz boyu Çepniler’in elinde idi. Fakat Çepnilerin Trabzon’un doğusundaki yerlere ve bilhassa Rize bölgesinde yerleşmeleri sonraki yüzyıllarda olmuştur. Gerçekten Çepniler karada ve denizde yiğitçe mücadele vererek oralarda kalabalık topluluklar halinde yurt tutmuşlardır. Bilhassa Rize şehri ve bölgesinde Çepniler yoğun bir şekilde yerleşmişlerdir. Şimdi Rize şehri ve bölgesinde sadece Türkçe konuşulmasının sebebi bu yoğun Çepni yerleşmesidir. Zamanımızda Rize bölgesindeki köylerde Çepni adlı ailelere rastlandığı gibi, Çepni bu yörede yiğit, gözü pek, cesur ve çetin adam manasına gelmektedir.
Yavuz Sultan Selim’in sancak beyliği sırasında Annesi Gülbahar Hatun Sultan Rize’ye gelerek kendi adı ile anılan camii yaptırmıştır.
19. Yüzyılın başlarından itibaren Rize’de Tuzcuoğullarının isyanı değişik tarihlerde birkaç kez tekrarlanmıştır. 1834 yılında bu isyanlara son verilerek Tuzcuoğulları Rumeli de iskan edilmişlerdir.
Rize, 1867 Vilayet Nizamnamesine göre Trabzon Vilayetinin merkez sancağının 6 kazasından biri durumundadır. 1877 yılında merkez sancağa bağlı nahiye olmuştur. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşının ardından Lazistan sancağı kurulunca Rize hem kaza, hem de bu sancağın merkezi oldu. Birinci Cihan savaşında 9 Mart 1916 tarihinde Rize, Rusların işgaline uğramış, 2 Mart 1918 de bağımsızlığına kavuşmuştur.

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet dönemine kadar sancak merkezi olan Rize, 20 Nisan 1924 tarihinde Vilayet olmuştur. 2 Ocak 1936 tarihinde yürürlüğe giren 2885 sayılı Kanunla Erzurum’dan Yusufeli ilçesi, Rize’de Pazar ilçesinden sonraki arazi parseli, ilçe ve bucaklar alınmak sureti ile bugünkü Artvin ili Çoruh adı ile vilayet haline getirilmiş ve Rize ili de tek ilçesi olan Pazarla kalmıştır. Bugün ise Pazar ilçesi ile birlikte 12 ilçesi bulunmaktadır.
Atatürk’ün Rize’yi ziyareti “Atatürk’ün Sonbahar Seyahatleri” adlı kitapta şöyle anlatılmaktadır:
Atatürk 17 Eylül 1924’te saat 17.00 sıralarında Hamidiye Kravüzörü ile Rize’ye gelmiştir. Vali, kumandanlar ve halk motorlar ve kayıklarla karşılamaya çıktılar, büyük ve coşkun halk tabakaları karşılama için her türlü hazırlıkları yapmışlardı. Silah sesleri ve coşkun alkışlarla büyük misafir selamlandı.
Çeşitli heyetler, karaya ayak basmış bulunan Reisicumhuru büyük bir coşkunlukla karşılamışlardır.
Her tarafı bayraklarla donatılmış olan Rize, bir bayram yeri haline döndü, Reisicumhur hazretleri hükümet konağına ve bunu takiben belediyeye, halk fıkrası ve kumandanlığa teşrif etti. Görüşmek için gelen heyetler de kurbanlar keserek kendilerine büyük sevgi gösterilerinde bulunmuşlardır. Geceleyin fener alayları düzenlenerek bu sevinç devam ettirilmiştir.
Reisicumhur, ayrıca bir hoca heyetini de kabul etmiştir. Bu heyet sunmuş oldukları dilekçede kapatılmış bulunan medreselerin açılmasını arz etmişlerdir.
Gazi Paşa Hazretleri, memleket ve millet için nelerin tehlikeli olacağını ihtar ederek bu heyete özet olarak aşağıdaki sözleri söylemiştir.: “Mektep istemiyorsunuz, halbuki millet onu istiyor, bırakınız artık bu zavallı millet, bu evladı memleket yetişsin, medreseler açılmayacaktır, millete mektep lazımdır.” Gazinin bu açıklamaları “Bravo” sesleri ile alkışlanmıştır.
17 Eylül 1924 tarihinde Atatürk’ün Rize’ye teşrif ettiklerinde misafir kaldığı ev, bu gün Atatürk Müzesi olarak halkın ziyaretine açıktır.

Web Design MymensinghPremium WordPress ThemesWeb Development

33. YÖNETİM KURULU TOPLANTISI YAPILDI

20 Ocak 201420 Ocak 2014
IMG_3293

Odamız 33. Yönetim Kurulu toplantısı 14.01.2014 Salı günü saat 17.00’da Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Sn. Hüseyin KUTLU’nun başkanlığında gerçekleştirildi. Odamıza kayıt yaptıran üyelerimizin tescil işlemleri gerçekleştirildi.  Aralık Ayı Yönetim Kurulu Faaliyet raporunun değerlendirildiği toplantıda, derece değişikliği, sermaye artırımı ve 2013 yılı kesin hesabı görüşüldü.

KÜMELENME DESTEK PROGRAMI

20 Ocak 2014
T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın uygulama sürecini 24.10.2013 tarihi itibarıyla başlattığı “Rekabetçilik ve Yenilikçilik Alanlarında Küme Destek Programı”nın son başvuru tarihi 31.01.2014 olarak güncellenmiştir. Destek Programı'nın uygulama usul ve esasları hakkında detaylı bilgi için tıklayın.  

EMNİYET KEMERİ APARATINA SATIŞ VE KULLANIM YASAĞI

20 Ocak 2014
Emniyet kemeri hatırlatma sistemlerini devre dışı bırakmak için kullanılan aparat yasağı ile ilgili ekler: [download id="1158"]      

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI

11 Ocak 201411 Ocak 2014
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yürütülmekte olan, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında "Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi" hakkındaki tebliğ, 14 Aralık 2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırım tesislerinin yapımı, tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik mevcut faal olan veya olmayan tesislerin kapasite artırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar, Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına yönelik yatırımlar ve alternatif enerji kaynakları kullanan yeni seraların yapımına, koyun, keçi ve manda konularında sabit yatırım projelerine yönelik yatırımlara hibe verilmektedir. Hibe programından yararlanmak isteyen yatırımcıların 27 Ocak 2014 tarihi mesai bitimine kadar proje başvurularını yapmış olmaları gerekmektedir. Detaylı bilgi için tıklayın.

K BELGESİ HAKKINDA

11 Ocak 2014
K türü yetki belgeleri ile ilgili önemli duyuru. Lütfen okuyun. k-belgesi-k

RİZE’YE 5 YILDIZLI OTEL

11 Ocak 2014
Çay Tv'de yayınlanan Çayda Sabah programına katılan Rize Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu önemli açıklamalarda bulundu. Rize Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Şaban Aziz Karamehmetoğlu Çay TV’de yayınlanan Çayda Sabah programında önemli açıklamalarda bulundu. Karamehmetoğlu Rize’de yapılan projeleri değerlendirirken 5 yıldızlı otel müjdesini de verdi. Karamehmetoğlu müracaatların yapıldığını  maliye bakanlığından 2 ay içinde talip edilen firmaya verileceğini söyledi.